Yargı Kararları

 DANIŞTAY 3. Daire

Esas No: 2007/3169 Karar No : 2008/2115

ÖZÜ: A.Ş. yi temsil eden kimsenin vergisel sorumluluğu, temsil ettiği döneme aittir.

İstemin Özeti: Anonim şirketin kusur cezalı kurumlar vergisi ve fon payı borcunun gecikme faiziyle birlikte tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrini; adı geçen şirkette ….. gününde başladığı yönetim kurulu üyeliği görevinden Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan yönetim kurulu kararıyla hisselerini devretmek suretiyle ayrıldığı anlaşılan davacının …. yılına ait kamu alacağının ödenmesinden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle iptal eden Vergi Mahkemesi kararının; davacının yönetim kurulu üyeliğinin, ilanın yapıldığı 27.6.1997 gününe kadar devam ettiğinin hususunun ihmal edildiği ileri sürülerek bozulması istenmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşüldü:

Vergi Usul Kanununun 10’uncu maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcilerince yerine getirileceği, kanuni temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır.

Türk Ticaret Kanununun ticaret sicili ve tescili düzenleyen 33’üncü maddesinde, tescil edilmiş hususlarda vuku bulacak her türlü değişikliğin de tescil olunacağı, 38 ve 39’uncu maddelerinde ise ticaret sicili kayıtlarının üçüncü kişiler hakkında ancak kaydın ilana mahsus gazetede ilan edilmesinden sonra hüküm ifade edeceği, tescili lazım geldiği halde tescil edilmemiş veya tescil edilip de ilanı gerekirken ilan edilmemiş olan bir hususun, ancak bunu bildikleri ispat edilmek şartıyla üçüncü şahıslara karşı ileri sürülebileceği hüküm altına alınmıştır.

…. Anonim Şirketinde 5.4.1993 gününde başladığı yönetim kurulu üyeliğinden Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan yönetim kurulu kararıyla hisselerini devretmek suretiyle ayrılan davacının, adı geçen şirketin vergi borçlarından, …… tarihine kadar sorumluluğunun devam ettiği açık olduğundan, davacının kanuni temsilci olarak görevli bulunduğu sürede şirketin hangi vergi ödevini ne suretle yerine getirmediği hususu araştırılarak ödeme emri içeriği amme alacağının doğduğu dönemin de dikkate alınmasıyla varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yönde bir inceleme yapılmadan, hisse devrinin ilanı ile birlikte ortaklıktan ayrılan davacının kamu alacağı nedeniyle takip edilemeyeceği gerekçesiyle ödeme emrinin iptali yolunda verilen kararda hukuka uygunluk görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının bozulmasına, 492 sayılı Harçlar Kanununun 13’üncü maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine 19.6.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

Bir önceki yazımız olan Tescile davet ve ceza başlıklı makalemizde ceza, madde 33 ve tescil hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir