Kira Geliri Elde Edenlerin 4/B Sigortalılığı ve Emeklilik Destek Primi Karşısındaki Durumu

 KİRA GELİRİ ELDE EDENLERİN 4/B

SİGORTALILIĞI VE EMEKLİ DESTEK PRİMİ

KARŞISINDAKİ DURUMLARININ AÇIKLANMASI

I- GİRİŞ

Ülkemizdeki Bağ-Kur, SSK ve Emekli Sandığı adlarıyla var olan sosyal güvenlik kurumları 5502 sayılı yasayla 2006 yılından itibaren Sosyal Güvenlik Kurumu çatısı altında birleştirilmiştir. 5502 sayılı yasayla sosyal güvenlik kurumlarının tek çatı altında birleştirilmesinin yanında, kurumlar da çalışan personeller de birleştirilmiştir.

Personellerin birleştirilmesi neticesinde, Bağ-Kur ve SSK gibi ayrım gözetilmeden her personel her birimde çalıştırılmaya başlanmıştır. Hal böyle olunca, geçmişe yönelik kurum mevzuatları bilinmeden veya az bilinmek suretiyle vatandaşların işleri görülmüş ve bazı yanlış uygulamalar yapılmıştır.

SGK görevlileri tarafından uygulaması yanlış yapılan hususlardan birisi de, kira geliri olanların 5510 sayılı yasa kapsamında 4/b sigortalısı yapılması ve emekli olan kira geliri sahiplerine sosyal güvenlik destek primi (SGDP) borcu çıkartılmasıdır. Son günlerde basında yer alan haberlere göre, kira geliri elde eden 450.000 kişiye SGK tarafından 4/b sigortalık tescili yapılmış ve SGDP borç tebligatı çıkartılmıştır.

Bu çalışmamızda, kira geliri olan vatandaşların 5510 sayılı yasa kapsamında 4/b sigortalısı olup olamayacaklarını ve emekli olup ta kira geliri alanların emekli aylıklarından SGDP kesintisi yapılıp yapılamayacağını izah etmeye çalışacağız.

II- KİRA GELİRİ ELDE EDENLERİN VERGİ  MEVZUATI KARŞISINDAKİ DURUMLARI

Kira geliri elde etme durumu, yazı konumuzla ilgili olarak iki şekilde değerlendirilebilir. Bunlardan birincisi; menkul sermaye iradı, ikincisi ise; gayrimenkul sermaye iradıdır. İrad kelimesinin sözlükteki anlamı, gelirdir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Gelirin Unsurları” başlıklı 2 nci maddesinde; “Gelire giren kazanç ve iratlar şunlardır; …5. Gayrimenkul sermaye iratları, 6. Menkul sermaye iratları, …” hükümleri yer almaktadır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 70 inci maddesinde, arazi, bina, gayrimenkul olarak tescil edilen haklar, arama, işletme ve imtiyaz hakları ve ruhsatları, ihtira beratı gibi mal ve hakların sahipleri, mutasarrıfları, zilyedleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen iratların, gayrimenkul sermaye iradı kabul edileceği belirtilmektedir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 70 inci maddesinde ise menkul sermaye iradı; “Sahibinin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti dışında nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden müteşekkil sermaye dolayısıyla elde ettiği kar payı, faiz, kira ve benzeri iratlar menkul sermaye iradıdır.” şeklinde tanımlanmıştır.

193 sayılı gelir vergisi yasasının üstte yer alan hükümlerinden anlaşılacağı üzere, kira geliri bir ticari kazanç değildir. Çünkü, kira geliri herhangi bir ticari ve sınai faaliyetten dolayı sağlanan kazanç değildir.

III-  5510 SAYILI YASAYA GÖRE GELİR VERGİSİ                         MÜKELLEFLERİNDEN KİMLERİN 4/B  SİGORTALISI SAYILACAĞI

Hangi iş ve faaliyeti yapanların sosyal güvencelerinin hangi kapsamda sağlanacağı, 1 Ekim 2008’den itibaren 5510 sayılı yasaya göre belirlenmektedir. Gelir vergisi mükelleflerinden kimlerin 4/b sigortalısı (eski adıyla Bağ-Kur sigortalısı) sayılacağı, 5510 sayılı yasanın “Sigortalı Sayılanlar” başlıklı 4 üncü maddesinde hüküm altına alınmıştır.

Bahse konu 4 üncü maddenin yazı konumuzla ilgili hükümleri; “Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından; …b) Köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan ise; 1) Ticari kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar, …sigortalı sayılırlar.” hükümleri yer almaktadır.

Üstte metnini verdiğimiz kanun maddesi hükümlerine göre, 5510 sayılı yasa kapsamında hangi gelir vergisi mükelleflerinin zorunlu olarak 4/b sigortalısı (eski adıyla Bağ-Kur sigortalısı) sayılacağı açıkça hüküm altına alınmıştır. Bu hükümlere göre, 5510 sayılı yasa kapsamında bütün gelir vergisi mükellefleri değil, yalnızca ticari kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gelir vergisi mükellefi olan kişiler zorunlu olarak 4/b sigortalısı sayılmışlardır.

Bu durumda, 193 sayılı gelir vergisi kanununda ticari kazanç ve serbest meslek kazancın nasıl tanımlandığının ve bunların kimler olduğunun belirlenmesi gerekmektedir.

Ticari kazancın tarifi, 193 sayılı gelir vergisi yasasının 37 nci maddesinde düzenlenmiştir. Söz konusu 37 nci maddede ticari kazancın tanımı; her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır şeklinde yapılmıştır. Aynı maddede; maden, taş ve kireç ocakları işletilmesi, coberlik işleri, özel okul ve hastane işletilmesi, gayrimenkul alım satım işleriyle uğraşılması, şahsi şirket ortaklığı kazançları gibi kazançların ticari kazanç sayılacağı belirtilmiştir.

193 sayılı gelir vergisi kanununun 65 nci maddesinde ise, serbest meslek kazancının tarifi yapılmıştır. Bu maddeye göre, her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançların serbest meslek kazancı olduğu ve serbest meslek faaliyeti, sermayeden ziyade şahsi mesaiye ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılması olduğu belirtilmiştir.

Gelir vergisi kanununda ticari kazanç ve serbest meslek kazancıyla ilgili üstte vermiş olduğumuz tarif ve açıklamalardan anlaşılacağı üzere, bu iki tür kazançta kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmaktan veya ticari ve sınai bir faaliyetten dolayı edinilen kazanç durumu söz konusudur. Yani, 5510 sayılı yasadaki kendi nam ve hesabına bağımsız çalışma olgusu, ticari kazanç ve serbest meslek kazanç sahiplerinde tam olarak gerçekleştiği için, bu tür kazanç sahipleri 5510 sayılı yasada zorunlu olarak 4/b sigortalısı sayılmışlardır.

IV- SGK’NIN KİRA GELİRİ OLANLARLA İLGİLİ  YAPMIŞ OLDUĞU UYGULAMA

Kira geliri sahibi olanların 4/b sigortalısı sayılıp sayılmayacakları veya emekli olan kira geliri sahiplerinden destek primi kesilip kesilemeyeceğine dair, 5510 sayılı yasada ve buna ilişkin çıkartılan ikincil mevzuatlarda (yönetmelik, tebliğ ve genelge gibi) herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.

SGK’nın kira geliri olanları 4/b sigortalısı yapması ve bunlara SGDP borcu çıkartmasının iki dayanağı bulunmaktadır. Bunlardan birincisi; Gelir İdaresi Başkanlığı’nın vergi dairesi otomasyon projesi (VEDOP) kapsamında vergi mükellefiyet durumları SGK’nın sistem ve bilgisayar ekranında görülmektedir. Bu ekranda yalnızca gelir vergisi mükellefiyeti bilgileri gözüküp mükellefiyetin türü (örneğin bakkallık mı kira geliri mi gibi) gözükmediği için, SGK, ekranda görülen kira geliri sahiplerini gelir vergisi mükellefi diye 4/b sigortalısı olarak tescil etmekte, bu kişiler emekliyse destek primi borç tebligatı çıkartmaktadır.

İkincisi ise; 22.09.1987 tarihli ve 279 sayılı Bağ-Kur genelgesidir. Bu genelgenin 12 sayfasının “III-2-a” başlıklı bölümünde; şu rumuzla başlayan gelir vergisi mükelleflerinin sigortalılık kapsamına gireceği, şu rumuzla başlayan gelir vergisi mükelleflerinin de kapsama girmeyeceği şeklinde bir ayrımın bulunmadığını, 193 sayılı gelir vergisi kanununun 2 nci ve 4 üncü maddelerinde, gelire giren kazançlar arasında menkul ve gayri menkul sermaye iratlarının (gelirlerinin) da yer aldığını, bu durumda olanların tescillerinin yapılıp vergi dairelerinden menkul ve gayri menkul sermaye iratlarının ticari kazanç olmadığına dair yazı alındığında tescillerinin iptal edileceği ifadeleri yer almaktadır.

İşte, SGK üstte belirttiğimiz bu iki dayanaktan dolayı, kira geliri olanları 5510 sayılı yasa kapsamında 4/b (4/1-b–1) sigortalısı yapmakta ve emekli olan kira geliri sahiplerinin emekli aylıklarından da sosyal güvenlik destek primi kesmektedir.

SGK’nın bu uygulamasına maruz kalan vatandaşlarımız, kira geliri mükellefiyetlerinin olduğu vergi dairelerine vergi mükellefiyetlerinin ne şekilde (ticari kazanç veya kira geliri gibi) tesis edildiğiyle ilgili bir dilekçe yazmaktadır.

Vergi daireleri ise, vatandaşların dilekçelerine cevap olarak, mükellefiyetlerinin menkul veya gayrimenkul sermaye iradından kaynaklandığı ve bunun dışında herhangi bir ticari faaliyetin olmadığına dair bir yazı vermektedirler. Vatandaşlar da, vergi dairelerinden aldıkları bu yazıyı SGK’ya götürdüklerinde, SGK bu kişilerin kira gelirinden oluşturduğu 4/b sigortalılığını ve vatandaş emekliyse sosyal güvenlik destek primi borçlarını iptal etmektedir.

SGK’nın kira geliri elde eden vatandaşlarla ilgili yapmış olduğu uygulama hatalı ve noksandır. SGK, kira geliri olan vatandaşlara yersiz olarak borç çıkartıp, sonra da vergi dairelerinden alınacak yazı neticesince bunu iptal etmek yerine, işi başından çözmelidir. Bu doğrultuda, VEDOP projesinden kira geliri olan mükelleflerin kod numaraları ile rumuzları öğrenilmeli ve bu kişiler, sigortalılık tescili ve SGDP borçları açısından kapsam dışında bırakılmalıdır. Yoksa, binlerce vatandaşa çıkartılan sigortalılık tescil tebliğleri ile destek primi borç tebliğleri hem vatandaşı meşgul etmekte, hem de SGK’da zaman ve emek kaybına yol açmaktadır.

V- SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

Son zamanlarda kira geliri elde eden gelir vergisi mükelleflerinden binlercesine Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından, 4/b sigortalısı yapıldıklarına dair ve kira geliri elde edenler emekliyse emekli aylıklarından sosyal güvenlik destek primi kesileceğine dair borç tebliğ mektupları gönderilmiştir.

Menkul veya gayrimenkul kira geliri elde edenler, 193 sayılı gelir vergisi kanununa göre gelir vergisi mükellefleri iseler de, bunların gelirleri ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolaysıyla değildir. Oysa, 5510 sayılı yasanın 4 üncü maddesine göre, bütün gelir vergisi mükellefleri değil, yalnızca ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolaysıyla gelir vergisi mükellefi olanların 4/b sigortalısı (eski adıyla Bağ-Kur) sayılacakları hüküm altına alınmıştır.

Bu itibarla, menkul veya gayrimenkul sermaye iradı elde edenlerin veya halk arasındaki söylemiyle kira geliri elde edenlerin, 5510 sayılı yasa kapsamında 4/b sigortalısı sayılmaları veya bunlardan sosyal güvenlik destek primi kesilmesi mümkün değildir.

Zaten SGK da, kira gelirinden dolayı 4/b sigortalılık tescilini yaptığı veya destek primi kestiği emekliler, vergi dairelerinden gelir vergisi mükellefiyetlerinin kira gelirinden dolayı olduğuna dair yazı getirdiklerinde, bunların sigortalılık tescilleri ile destek primi borçlarını iptal etmektedir.

O halde burada yapılması gereken, vatandaşı sonuçsuz bir şekilde uğraştırmak yerine, VEDOP projesinden kira geliri elde edenlerin kod numaraları ve rumuzlarının tespit edilip bunların kapsam dışı bırakılmasıdır. Çünkü SGK, vatandaşların vergi mükellefiyet bilgilerini vergi dairesi ile Bağ-Kur arasında yıllar öncesinde imzalanmış protokol kapsamında, vergi dairesi otomasyon projesi (VEDOP) ekranından tespit etmektedir.

Okurlarımızdan kira gelirinden dolayı SGK’nın 4/b sigortalılık tescili ve emekli aylığından destek primi kesilmesine muhatap olanlar var ise, bir an önce bağlı oldukları vergi dairelerinden mükellefiyetlerinin ticari kazançtan olmadığına ve gayri menkul veya menkul sermaye iradından olduğuna dair bir yazı almalarını ve bunu SGK’nın ilgili ünitesine ibraz etmelerini önemle tavsiye ediyoruz. Bu sayede kendilerine SGK tarafından çıkartılan hem 4/b sigortalılık prim borcundan hem de emekli destek primi borcundan kurtulacaklardır.

Vakkas DEMİR

SGK Müfettişi

Bir önceki yazımız olan Ba - Bs Formlarının ve Kesin Mizan Bildirimlerinin verilme süreleri uzatıldı başlıklı makalemizde Ba - Bs Formlarının ve Kesin Mizan Bildirimlerinin verilme süreleri uzatıldı, Ba - Bs formlarının verilme süresi 3 Nisan 2013 Çarşamba ve kesin mizan bildirimlerinin verilme süresi ise 15 Nisan 2013 Pazartesi hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir