İŞVERENİN ÇALIŞMA BELGESİ DÜZENLEME ZORUNLULUĞU

İŞVERENİN ÇALIŞMA BELGESİ DÜZENLEME ZORUNLULUĞU

İş sözleşmesinin sona ermesi işçi ve işveren taraflarının iş sözleşmesine dayanan bütün hak ve borçlarını da sona erdirmektedir. Bunun yanında, iş sözleşmesinin sona erdirilmesi taraflar açısından bazı hukuki yükümlülükleri de beraberinde getirmektedir. Bunlardan bir tanesi de çalışma belgesi verilme zorunluluğudur.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 28 inci maddesine göre; işten ayrılan işçiye, işveren tarafından işinin çeşidinin ne olduğunu ve süresini gösteren bir çalışma belgesi verilmesi gerekmektedir. Bahse konu hükümden de yola çıkılarak çalışma belgesi; iş sözleşmesi son bulan işçiye işverence verilen ve işverene bağlı olarak işçinin çalıştığı işin türü ile süresini gösteren ve fakat gerekirse işçinin bu çalışmadaki nitelik ve davranışlarını da içerebilen belge olarak tanımlanabilir.(2)

Çalışma belgesinin vaktinde verilmemesinden veya belgede doğru bilgiler bulunmamasından zarar gören işçi ya da işçiyi işine alan yeni işverenin eski işverenden tazminat isteme hakkı doğmaktadır.

Çalışma belgesi düzenlenmesinin işverene herhangi bir maliyeti bulunmamaktadır. Bu belgeler, her türlü resim ve harçtan muaftır.

İşçiye çalışma belgesi verilmesi hem İsviçre hem de Alman hukukunda işverenin gözetme borcu içinde değerlendirilerek, borç ilişkisinin sonraya etkisi içinde değerlendirilmektedir. Bu nedenle, çalışma belgesinin verilmesinden doğan zararlar için işçinin sözleşmeye aykırılık hükümlerine dayanabileceği kabul edilmektedir.(3)

4857 sayılı Kanunun 99 uncu maddesinde ise; çalışma belgesi düzenleme yükümlülüğüne aykırı davranan veya bu belgeye aykırı bilgi yazan işveren veya işveren vekiline bu durumdaki her işçi için idari para cezası uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

Çalışma belgesi düzenleme zorunluluğu için bazı koşulların varlığı da aranmaktadır. Öncelikle, 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi sürekli bir işte iş sözleşmesiyle çalışma bulunmalıdır. Bilindiği üzere, 4857 sayılı Kanun’da süreksiz işlerde çalışma belgesinin düzenlendiği 28 inci madde hükmünün uygulanmayacağı yer almaktadır. İkinci husus olarak ise, iş sözleşmesinin sona ermiş olması gerekmektedir. Bununla birlikte, çalışma belgesi verilmesi bakımından iş sözleşmesinin nasıl ve kim tarafından sona erdirildiği önemli değildir.

Çalışma belgesine yönelik düzenlemeler sadece 4857 sayılı İş Kanunu’nda değil, aynı zamanda 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nda da yer almaktadır. 6098 sayılı Kanunu’nun “hizmet belgesi” başlıklı 426 ncı maddesine göre; işveren işçinin isteği üzerine her zaman işin türünü ve süresini gösteren bir hizmet belgesi vermekle yükümlüdür. İşçinin açıkça istemde bulunması halinde ise, hizmet belgesinde onun iş görmedeki becerisi ile tutum ve davranışları da belirtilmelidir.

6098 sayılı Kanuna göre işveren tarafından hizmet belgesi düzenlenmesi işçinin isteğine bağlı olarak düzenlenmişse de, 4857 sayılı Kanuna göre çalışma belgesi düzenlenmesi işveren için bir zorunluluktur. Çalışma belgesi, 4857 sayılı İş Kanunu’na göre işçiye işten ayrılması halinde verilmesi zorunlu olan bir belgedir. Ancak, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’na göre işveren iş ilişkisi devam ederken de işçiye istemesi halinde hizmet belgesi vermekle yükümlüdür.

Çalışma belgesi düzenlenmemesi halinde tazminata hükmedilebilmesi için ise, çalışma belgesinin düzenlenmemesi sonucunda bir zararın ortaya çıkmış olması ve bu zararın çalışma belgesinin zamanında düzenlenmemiş olmasından veya belgede doğru bilgiler bulunmamasından kaynaklanmış olması gerekmektedir.

Son olarak, çalışma belgesinin iki nüsha olarak düzenlenmesi gerektiğini belirtmek gerekir. Ayrıca, çalışma belgesinin işverende kalacak olan suretini işçinin belgenin diğer suretini aldığına dair not düşerek imzalaması ya da çalışma belgesi verildiğinin bir tutanakla tespit edilmesi gerekmektedir. Çalışma belgesinin iki suret düzenlenmesi halinde bir suretinin, tutanak ile verilmesi halinde ise düzenlenen tutanağın işçi özlük dosyasında muhafaza edilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde, işveren tarafından iş sözleşmesi sona eren işçiye çalışma belgesi verildiği ispat edilemeyecektir.

(1) Bu makalede yer alan görüş ve düşüncelerin tamamı yazara ait olup, çalıştığı Kurumun görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.

(2) Ercan AKYİĞİT, İş Hukuku, Seçkin Yayıncılık, Ankara 2010, s.179

(3) Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Esas: 2008/17637, Karar: 2010/6143, Tarih: 08.03.2010.

Cem BALOĞLU

Çal. ve Sos. Güv. Bak.

İş Müfettişi

Bir önceki yazımız olan Deniz iş Kanunu Ceza Hükümleri başlıklı makalemizde Deniz iş Kanunu Madde 50 idari para cezaları hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir