Archive for Yargi Kararları

İntifa hakkı tesisi karşılığında alınan para kira sayılmaz

vergi.gen.tr

Danıştay 3. Daire

E.No 2009/4124 K.No : 2010/1769

ÖZÜ: İntifa hakkı tesisi karşılığında alınan para, kira sayılmaz.

Madde: GVK 70, 72

İstemin Özeti: Davacının 1/2 hissesine sahip olduğu arsası üzerinde 15 yıl süreyle tesis edilen intifa hakkı karşılığ elde ettiği gelirin gayrimenkul sermaye iradı olarak beyannameye dahil edilmemesi nedeniyle adına resen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisini; tapuya tescil edilerek kurulan intifa hakkının, sahibine konusu üzerine tam yararlanma yetkisi sağladığı, sahibinin gayrimenkulü belirlenen süre içinde kullanma, yönetme ve ondan yararlanma hakkı elde ettiği bunun karşılığında da malike bir bedel ödediği göz önüne alındığında tesis olunan intifa hakkının tahsil edilen bedelin kiralama işleminin unsurlarını oluşturduğunun kabulü gerektiği, intifa hakkının tesisi ile mülkiyete has olan hakların kullanımı söz konusu olsa da mülkiyetin devri gerçekleşmediğinden, intifa hakkı tesisi karşılığında alınan bedelin gayrimenkul sermaye iradı olarak kabulü suretiyle ilgili yıl gelir vergisi beyannamesine dahil edilmemesi nedeniyle resen matrah takdirinde yasaya aykırılık bulunmadığı, ancak gayrimenkul sermaye irdında safi iradın tespitinde yapılan giderlere karşılık olmak üzere Gelir Vergisi Kanununun 74 üncü maddesinde yer alan hasılatın %25’i oranında giderin hasılattan indirilmesi gerektiğinden, davacının elde ettiği saptanan gayrimenkul sermaye iradının %25’i olan götürü gider olarak dikkate alındığında, tarhiyatın …. tutarındaki matrahı aşan kısmında yasaya uygunluk görülmediği gerekçesiyle matrahı azaltmak suretiyle değiştiren vergi mahkemesi kararına karşı yapılan temyiz başvurusunu aynı hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca reddeden Danıştay Üçüncü Dairesinin kararının; herkese karşı ileri sürülebilen aynı bir hak olan intifa hakkı satışının kiralama sayılamayacağı, gayrimenkul sermaye iradının sadece intifa hakkı sahibinin bu hakkını kiraya vermesi hailnde oluşacağı ileri sürülerek düzeltilmesi istenmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince dosya incelendi:

Mülkiyeti 1/2’şer hisseyle davacı ve …’a ait arsa üzerinde … Petrolcülük Anonim Şirketi lehine 15 yıl süre için intifa hakkı tesisi nedeniyle davacının elde ettiği gelirin gayrimenkul sermaye iradı olarak beyanı gerektiği görüşüyle yapılan tarhiyatı, matrahı azaltmak suretiyle değiştiren vergi mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.

Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde; arazi, bina (döşeli olarak kiraya verilenlerde döşeme için alınan kira bedelleri dahil) maden suları, memba suları, madenler, taş ocakları, kum ve çakıl istihsal yerleri, mutasarrufları, zilyedleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen irat olarak tanımlanmış, 72 ci maddesinde gayrimenkul sermaye iratlarında gayrisafi hasılatın, 70 inci maddede yazılı mal ve hakların kiraya verilmesinden bir takvim yılı içinde o yıla veya geçmiş yıllara ait olarak nakden ya da aynen tahsil edilen kira bedellerinin tutarı olduğu kurala bağlanmıştır.

Türk Medeni Kanununun 704 üncü maddesinin 2’nci bendinde, tapu kütüğünde ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli hakların taşınmaz mülkiyetinin konusunu oluşturacağı hükme bağlanmış, aynı yasanın Sınırlı Ayni Haklar başlıklı İkinci Kısmında düzenlenen intifa hakkının, taşınırlar, taşınmazlar, haklar veya bir malvarlığı üzerinde kurulabileceği, aksine düzenleme olmadıkça bu hakkın sahibine, konusu üzerinde tam yararlanma yetkisi sağlayacağı ve taşınmazlarda tapu kütüğüne tescil ile kurulacağı, taşınmazlarda intifa hakkının kazanılması ve tescilinde, aksine düzenleme olmadıkça, mülkiyete ilişkin hükümlerin uygulanacağı, intifa hakkı sahibinin hakkın konusu olan malı zilyetliğinde bulundurma, yönetme, kullanma ve ondan yararlanma yetkilerine sahip olduğu, en fazla yüz yıl devam edebilen intifa hakkının kullanılmasının, sözleşmede aksine hüküm bulunmaması veya durum ve koşullardan hak sahibince şahsen kullanılması gerektiğinin anlaşılmaması halinde devredebileceği, yasanın 794 ve devamı maddelerinde kurala bağlanmıştır.

Dosyanın incelenmesinden, davacnıın … ile birlikte sahip olduğu parsellerde kayıtlı toplam arsa üzerine … Petrolcülük Anonim Şirket lehine 15 yıl süreyle intifa hakkı tesis edilerek, bu durumun tapu siciline kayıt ve tescil edildiği, tapu senedi ve resmi senet düzenlenerek intifa bedelinin belirlendiği, gayrimenkullerin, davacı ve taşınmazın diğer hissedarının ortağı olduğu limited şirket tarafından bayi olarak işletilmesi ile ilgili taraflar arasında sözleşme yapıldığı anlaşılmıştır.

İntifa hakkı; mal ve haklar üzerinde sahibine tam yararlanma yetkisi sağlayan, taşınmaz üzerinde tesis edilebilmesi için tapu kütüğüne tescili zorunlu ve kurucu nitelikte olan, bir başkasına devri, temliki ve mirasçılara intikali mümkün olmayan, sadece kullanımı devredebilen ve herkese karşı ileri sürülebilen Türk Medeni Kanununda yer alan şahsa sıkı sıkıya bağlı bir aynı hak olmasına karşın, kiralamanın; kiralayana ödeyeceği belli bir bedel karşılığında, belirli bir sürede, belirli bir şeyin veya hakkın kullanılmasını sağlayan, sadece taraflarca birbirine karşı ileri sürülebilen ve Borçlar Kanunu ya da gayrimenkul kiralamaları hakkında kanun hükümlerine göre tesis edilen şahsi bir haktır. Bu itibarla, intifa hakkı tesisi ile kiralama işleminin kuruluşundan sona ermesine kadar tesisi, taraflara konusu üzerinde tanıdığı haklar ve yüklediği borçlar, sona erme biçim ve şartları, üçüncü kişilerle olan ilişkisi yönünden doğurduğu sonuçlar, akde uygulanacak hükümleri ile birbirinden tamamen farklıdır.

Yukarıda açıklandığı üzere kiralama olarak değerlendirilemeyecek olan intifa hakkı karşılığında alınan bedel Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde gayrimenkul sermaye iratları arasında sayılmamış, intifa hakkı sahibinin hakkın konusu olan şeyi başkasına kiralaması gayrimenkul sermaye iradı olarak tanımlanmıştır. Bu durumda yasada gayrimenkul sermaye iradı olarak açıkça sayılmayan dava konusu intifa bedelinin Anayasada öngörülen verginin yasallığı ilkesine aykırı olarak, beyanı gerektiğinden bahisle yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığından, aksi gerekçeyle tarhiyatın, matrahı azaltılmak suretiyle değiştirilmesi yolunda verilen mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.

Açıklanan nedenlerle davacı temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının bozulmasına.

Defter ve Belgeleri Gizlemek

YARGITAY 11. Hukuk Dairesi

E.No : 2010/10496  K.No : 2012/11400

Tarih : 12.06.2012

                            •  DEFTER VE BELGELERİ GİZLEMEK

                            •  HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI

                            •  ZARAR KAVRAMI

ÖZÜ:    Vergi denetimi olanağını kalıran defter ve belgelerin gizlenmesi halinde somut bir vergi ziyaının tespiti olanağı ortadan kalktığından, mükellefin sorumluluğunu kaldıracak olan ve 213 sayılı Yasanın 13’üncü maddesinde düzenlenen durumlarda veya kastı ortadankaldıran diğer hallerin kanıtlanması dışında, mefruz (soyut) vergi ziyaı bulunduğu kabul edilmeli, müspet (somut) vergi ziyaının varlığı aranmalıdır. Bu nedenle defter ve belgelerin gizlenmesi suçunda, tarh edilen vergi ve cezaların eylemden doğan zarar niteliğinde bulunmadıkları yani CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri brakılması müessesesinin uygulanmasına engel oluşturabilecek somut bir zararın meydana gelmediğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.

          (5271 s. CMK m. 231)

          (213 s. VUK m. 13, 359/a-2)

Kredi ihtiyacı için kredi kartı kullanıldığını mükellef ispat etmek durumundadır

DANIŞTAY Vergi Dava Daireleri Kurulu

Esas No: 2007/226 Karar No : 2007/335

ÖZÜ: Kredi ihtiyacı için kredi kartı kullanıldığını mükellef ispat etmek durumundadır.

İstemin Özeti: Davacı adına, hasılatının bir kısmını kayıt ve beyan dışı bırakması nedeniyle takdir komisyonunca belirlenen matrah farkı üzerinden re’sen kurumlar vergisi salınmış, fon payı hesaplanmış, vergi ziyaı cezası kesilmiştir.

Vergi mahkemesi kararıyla; davalı idare tarafından istihbarat arşivinden alınan bilgilerin doğruluğu araştırılarak, vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyeti saptanmak ve inceleme yapılmak suretiyle tarhiyat yapılması gerektiği, kaldı ki Gelirler Genel Müdürlüğü yazısında da aylar itibariyle kredi kartı ile yapılan mal ve hizmet satış tutarları farkının yıllık toplamının on milyar ve daha fazla olması halinde yükümlülerin doğrudan incelemeye sevk edilmesi belirtildiğinden, tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle vergi ve cezayı kaldırmıştır.

Davalı idarenin temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesi kararıyla; davacının pos cihazı ile yaptığı işlemler tespitli olduğundan, bu işlemlerin kredi kartıyla yapılan emtia satışlarına ilişkin olup olmadığının, emtia satışlarına ilişkin olduğunun saptanması halinde ise bedeli müşteriye ait kredi kartlarıyla tahsil edilen emtia maliyetinin vergilendirme döneminde beyan edilen kazancın hesaplanmasında esas alınan maliyetler arasında bulunmadığının kanıtlanması davacıdan istenerek ve şirket ortağına ait kredi kartlarının finansman ihtiyacında kulanıldığı yolundaki davacı iddiası da değerlendirildikten sonra gerekli görülürse, defter ve belgeler ile kredi kartlarıyla yapılan işlemlere ilişkin slipler ve banka hesap ekstreleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak belirlenecek sounca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, kararı bozmuştur.

Vergi mahkemesi kararıyla; vergi ve cezanın kaldırılması yolundaki kararında ısrar etmiştir.

Karar, davalı idarece temyiz edilmiş, tarhiyatta yasaya aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Gereği görüşüldü:

Kredi kartı ile yapılan satış tutarından daha düşük katma değer vergisi matrahı beyan eden davacı adına takdir komisyonu kararına dayanılarak re’sen salınan vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve fon payına karşı açılan davada vergi ve cezanın kaldırılmasına karar veren vergi mahkemesi ısrar kararı davalı idarece temyiz edilmiştir. Read more