Archive for SGK Mevzuatı

Tasfiye Halindeki Şirketlerin Ortaklarının Sigortalılığının Sona Ermesi

SGK-kurumuTASFİYE HALİNDEKİ ŞİRKETLERİN

ORTAKLARININ SİGORTALILIĞININ

SONLANDIRILMASI

I- GİRİŞ:

Bilindiği üzere; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş olup köy veya mahalle muhtarı seçilenler ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4’üncü maddesi birinci fıkrasının (b) bendi ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 9’uncu maddesi 4’üncü fıkrasında belirtilen kişiler sigortalı sayılmıştır. Şirket ortaklarının sigortalılığı anılan maddenin birinci fıkrasının b-3 bendinde düzenlenmiştir. İflas, münfesih veya tasfiye halindeki şirketlerin ortaklarının -aktif ve pasif sigortalılar açısından- sigortalılıklarının ne zaman sona ereceğinin irdelenmesi bu makalenin konusunu oluşturmuştur. Read more

İŞVERENİN ÇALIŞMA BELGESİ DÜZENLEME ZORUNLULUĞU

İŞVERENİN ÇALIŞMA BELGESİ DÜZENLEME ZORUNLULUĞU

İş sözleşmesinin sona ermesi işçi ve işveren taraflarının iş sözleşmesine dayanan bütün hak ve borçlarını da sona erdirmektedir. Bunun yanında, iş sözleşmesinin sona erdirilmesi taraflar açısından bazı hukuki yükümlülükleri de beraberinde getirmektedir. Bunlardan bir tanesi de çalışma belgesi verilme zorunluluğudur.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 28 inci maddesine göre; işten ayrılan işçiye, işveren tarafından işinin çeşidinin ne olduğunu ve süresini gösteren bir çalışma belgesi verilmesi gerekmektedir. Bahse konu hükümden de yola çıkılarak çalışma belgesi; iş sözleşmesi son bulan işçiye işverence verilen ve işverene bağlı olarak işçinin çalıştığı işin türü ile süresini gösteren ve fakat gerekirse işçinin bu çalışmadaki nitelik ve davranışlarını da içerebilen belge olarak tanımlanabilir.(2)

Çalışma belgesinin vaktinde verilmemesinden veya belgede doğru bilgiler bulunmamasından zarar gören işçi ya da işçiyi işine alan yeni işverenin eski işverenden tazminat isteme hakkı doğmaktadır.

Çalışma belgesi düzenlenmesinin işverene herhangi bir maliyeti bulunmamaktadır. Bu belgeler, her türlü resim ve harçtan muaftır.

İşçiye çalışma belgesi verilmesi hem İsviçre hem de Alman hukukunda işverenin gözetme borcu içinde değerlendirilerek, borç ilişkisinin sonraya etkisi içinde değerlendirilmektedir. Bu nedenle, çalışma belgesinin verilmesinden doğan zararlar için işçinin sözleşmeye aykırılık hükümlerine dayanabileceği kabul edilmektedir.(3)

4857 sayılı Kanunun 99 uncu maddesinde ise; çalışma belgesi düzenleme yükümlülüğüne aykırı davranan veya bu belgeye aykırı bilgi yazan işveren veya işveren vekiline bu durumdaki her işçi için idari para cezası uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

Çalışma belgesi düzenleme zorunluluğu için bazı koşulların varlığı da aranmaktadır. Öncelikle, 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi sürekli bir işte iş sözleşmesiyle çalışma bulunmalıdır. Bilindiği üzere, 4857 sayılı Kanun’da süreksiz işlerde çalışma belgesinin düzenlendiği 28 inci madde hükmünün uygulanmayacağı yer almaktadır. İkinci husus olarak ise, iş sözleşmesinin sona ermiş olması gerekmektedir. Bununla birlikte, çalışma belgesi verilmesi bakımından iş sözleşmesinin nasıl ve kim tarafından sona erdirildiği önemli değildir.

Çalışma belgesine yönelik düzenlemeler sadece 4857 sayılı İş Kanunu’nda değil, aynı zamanda 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nda da yer almaktadır. 6098 sayılı Kanunu’nun “hizmet belgesi” başlıklı 426 ncı maddesine göre; işveren işçinin isteği üzerine her zaman işin türünü ve süresini gösteren bir hizmet belgesi vermekle yükümlüdür. İşçinin açıkça istemde bulunması halinde ise, hizmet belgesinde onun iş görmedeki becerisi ile tutum ve davranışları da belirtilmelidir.

6098 sayılı Kanuna göre işveren tarafından hizmet belgesi düzenlenmesi işçinin isteğine bağlı olarak düzenlenmişse de, 4857 sayılı Kanuna göre çalışma belgesi düzenlenmesi işveren için bir zorunluluktur. Çalışma belgesi, 4857 sayılı İş Kanunu’na göre işçiye işten ayrılması halinde verilmesi zorunlu olan bir belgedir. Ancak, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’na göre işveren iş ilişkisi devam ederken de işçiye istemesi halinde hizmet belgesi vermekle yükümlüdür.

Çalışma belgesi düzenlenmemesi halinde tazminata hükmedilebilmesi için ise, çalışma belgesinin düzenlenmemesi sonucunda bir zararın ortaya çıkmış olması ve bu zararın çalışma belgesinin zamanında düzenlenmemiş olmasından veya belgede doğru bilgiler bulunmamasından kaynaklanmış olması gerekmektedir.

Son olarak, çalışma belgesinin iki nüsha olarak düzenlenmesi gerektiğini belirtmek gerekir. Ayrıca, çalışma belgesinin işverende kalacak olan suretini işçinin belgenin diğer suretini aldığına dair not düşerek imzalaması ya da çalışma belgesi verildiğinin bir tutanakla tespit edilmesi gerekmektedir. Çalışma belgesinin iki suret düzenlenmesi halinde bir suretinin, tutanak ile verilmesi halinde ise düzenlenen tutanağın işçi özlük dosyasında muhafaza edilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde, işveren tarafından iş sözleşmesi sona eren işçiye çalışma belgesi verildiği ispat edilemeyecektir.

(1) Bu makalede yer alan görüş ve düşüncelerin tamamı yazara ait olup, çalıştığı Kurumun görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.

(2) Ercan AKYİĞİT, İş Hukuku, Seçkin Yayıncılık, Ankara 2010, s.179

(3) Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Esas: 2008/17637, Karar: 2010/6143, Tarih: 08.03.2010.

Cem BALOĞLU

Çal. ve Sos. Güv. Bak.

İş Müfettişi

Deniz iş Kanunu Ceza Hükümleri

CEZA HÜKÜMLERİ:

MADDE 50 a) (4854 Sayılı Kanunun 1/B-14. mad. Değiştirilen madde. Yürürlük:6.5.2003) Kanun’un 5 inci maddesi gereğince gemi adamları ile yazılı akit yapmayan,

b) 11’inci madde gereğince gemi adamına çalışma ve kimlik karnesi vermiyen,(*)

“c) (5728 sayılı Kanunun 319. maddesiyle değişen bent.Yür:8.2.2008) “12 nci madde gereğince işinden ayrılan gemi adamına çalışma belgesi vermeyen, beş işçiye kadar (beş işçi dahil) işçi çalıştıran işveren veya vekili binbeşyüz Türk Lirası, daha fazla işçi çalıştıranlara üçbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.(**)

ç) (5728 sayılı Kanunun 319. maddesiyle değişen bent.Yür:8.2.2008) “13 üncü madde gereğince engelli ve eski hükümlü gemi adamı çalıştırma ile ilgili kanun ve tüzük hükümlerine uymayan işveren veya işveren vekiline çalıştırmadığı her engelli veya eski hükümlü ve çalıştırmadığı her ay için ikibin Türk Lirası idarî para cezası verilir.”(***)

——————————————————————————–

(*) CEZA HÜKÜMLERİ: (4854 Sayılı Kanunun 1/B-14. mad. Değiştirilmeden önceki şekli. Yürürlük: 29.4.1967-5.5.2003 tarihleri arası) MADDE 50 a) Kanun’un 5 inci maddesi gereğince gemiadamlariyle yazılı akit yapmayan,

b) 11’inci madde gereğince gemiadamına çalışma ve kimlik karnesi vermiyen,

(**) Madde 50/c (5728 sayılı kanunla değişmeden önceki şekli.Yür:6.5.2003-7.2.2008 tarihleri arası) 12’nci madde gereğince işinden ayrılan gemi adamına çalışma belgesi vermiyen, beş işçiye kadar (beş işçi dahil) işçi çalıştıran işveren veya vekili birmilyar lira, daha fazla işçi çalıştıranlara ikimilyar lira idari para cezası verilir. Eylemin tekrarı halinde belirtilen bu cezalar iki katı olarak verilir.

(***) Madde 50/ç (5728 sayılı kanunla değişmeden önceki şekli.Yür:6.5.2003-7.2.2008 tarihleri arası) 13’üncü madde gereğince sakat ve eski hükümlü gemi adamı çalıştırma ile ilgili kanun ve tüzük hükümlerine uymayan işveren veya işveren vekiline çalıştırmadığı her sakat veya eski hükümlü ve çalıştırmadığı her ay için birmilyar beşyüzmilyon lira idari para cezası verilir

Kira Geliri Elde Edenlerin 4/B Sigortalılığı ve Emeklilik Destek Primi Karşısındaki Durumu

 KİRA GELİRİ ELDE EDENLERİN 4/B

SİGORTALILIĞI VE EMEKLİ DESTEK PRİMİ

KARŞISINDAKİ DURUMLARININ AÇIKLANMASI

I- GİRİŞ

Ülkemizdeki Bağ-Kur, SSK ve Emekli Sandığı adlarıyla var olan sosyal güvenlik kurumları 5502 sayılı yasayla 2006 yılından itibaren Sosyal Güvenlik Kurumu çatısı altında birleştirilmiştir. 5502 sayılı yasayla sosyal güvenlik kurumlarının tek çatı altında birleştirilmesinin yanında, kurumlar da çalışan personeller de birleştirilmiştir.

Personellerin birleştirilmesi neticesinde, Bağ-Kur ve SSK gibi ayrım gözetilmeden her personel her birimde çalıştırılmaya başlanmıştır. Hal böyle olunca, geçmişe yönelik kurum mevzuatları bilinmeden veya az bilinmek suretiyle vatandaşların işleri görülmüş ve bazı yanlış uygulamalar yapılmıştır.

SGK görevlileri tarafından uygulaması yanlış yapılan hususlardan birisi de, kira geliri olanların 5510 sayılı yasa kapsamında 4/b sigortalısı yapılması ve emekli olan kira geliri sahiplerine sosyal güvenlik destek primi (SGDP) borcu çıkartılmasıdır. Son günlerde basında yer alan haberlere göre, kira geliri elde eden 450.000 kişiye SGK tarafından 4/b sigortalık tescili yapılmış ve SGDP borç tebligatı çıkartılmıştır.

Bu çalışmamızda, kira geliri olan vatandaşların 5510 sayılı yasa kapsamında 4/b sigortalısı olup olamayacaklarını ve emekli olup ta kira geliri alanların emekli aylıklarından SGDP kesintisi yapılıp yapılamayacağını izah etmeye çalışacağız.

II- KİRA GELİRİ ELDE EDENLERİN VERGİ  MEVZUATI KARŞISINDAKİ DURUMLARI Read more

MEVZUAT İLE İLGİLİ HABERLER

MEVZUAT İLE İLGİLİ HABERLER

15 Kasım 2012 tarihli Resmi Gazetede ANONİM VE LİMİTED ŞİRKETLERİN SERMAYELERİNİ YENİ ASGARİ TUTARLARA YÜKSELTMELERİNE VE KURULUŞU VE ESAS SÖZLEŞME DEĞİŞİKLİĞİ İZNE TABİ ANONİM ŞİRKETLERİN BELİRLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ yayımlandı. Sermayeleri ellibin Türk Lirasının altında olan anonim şirketler ile onbin Türk Lirasından az olan limited şirketlerin sermayelerini, 14/2/2014 tarihine kadar bu miktarlara yükseltmeleri zorunluluğu getirildi.

7 Kasım 2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Karar ile Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu, 660 sayılı KHK’da belirtilen kamu yararını ilgilendiren kuruluşların, Bakanlar Kurulu kararıyla bağımsız denetime tabi olmalarına karar verileceklerin ve yeni Türk Ticaret Kanununun 1534 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan şirketlerin münferit ve konsolide finansal tablolarının hazırlanmasında Türkiye Muhasebe Standartlarını uygulamasına, bunların dışında kalanlar için ise Kurumca bir belirleme yapılıncaya kadar yürürlükteki mevzuatın uygulanmasının devamına karar verdi.

7 Kasım 2012 tarihli Resmi Gazetede Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nu yayımlandı. Bir iş yerinin girdiği işkolunun tespiti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca yapılacak. Sendika üyeliği ve üyelikten çıkmak için noter şartı kaldırılıyor. İşçiler, sendikaya üye olmaları veya olmamaları, iş saatleri dışında veya işverenin izni ile iş saatleri içinde işçi kuruluşlarının faaliyetlerine katılmaları veya sendikal faaliyette bulunmalarından dolayı işten çıkarılamayacak veya farklı işleme tabi tutulamayacak.

9 Kasım 2012 tarihli Resmi Gazetede Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİ HAKKINDA YÖNETMELİK’i yayımladı.

10 Kasım 2012 tarihli Resmi Gazetede 2012 yılı için yeniden değerleme oranını belirleyen VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO: 419) yayımlandı. Buna göre 2012 yılı için yeniden değerleme oranı % 7,80 (yedi virgül seksen) olarak belirlendi. Bu oran aynı zamanda 2012 yılına ait son geçici vergi dönemi için de uygulanacak.

17 Kasım 2012 tarihli Resmi Gazetede Ekonomik ve teknik ömrünü tamamlamış ticari motorlu karayolu taşıtlarının bir kısmının piyasadan çekilerek can ve mal güvenliğinin artırılması ve mevcut atıl kapasitenin azaltılarak sağlıklı bir taşımacılık piyasasının oluşturulabilmesi amacıyla hazırlanan BİR KISIM MOTORLU KARAYOLU TAŞITLARININ PİYASADAN ÇEKİLMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ (TEBLİĞ NO: 66) Resmi Gazetede yayımlandı. Tebliğ, modeli 1990 ve öncesi yıllar olan; kamyonet, kamyon, tanker ve çekici, minibüs ve otobüs cinsi motorlu taşıtları kapsıyor.

İŞKUR, 6 aydan 54 aya kadar sağladığı prim teşviklerinden faydalanmaları için işverenlere çağrıda bulundu. İŞKUR Genel Müdürü Nusret Yazıcı, tüm illerde İŞKUR personelinin firma temsilcilerini yerinde ziyaret ederek teşvikleri anlattığını belirterek, şunları söyledi:

”İŞKUR olarak 2015 yılı sonuna kadar işverenlerin yeni işe aldığı işçilerin sigorta primlerini biz ödüyoruz. 18 yaşından büyük ve 29 yaşından küçük erkeklerle 18 yaşından büyük kadınlardan mesleki yeterlik belgesine sahip olanların 48 ay, mesleki ve teknik eğitimi tamamlayanlar veya işgücü yetiştirme kurslarını bitirenlerin 36 ay, hiçbir belge veya niteliğe sahip olmayanların 24 ay süreyle işveren sigorta primlerini biz ödüyoruz. Bu kişilerin İŞKUR’a kayıtlı işsizler arasından seçilmesi durumunda bu teşviklere ilave olarak 6 ay daha uzatıyoruz. Bizim amacımız bu teşviklerden yararlanan işveren sayısını artırarak işgücü piyasasına daha fazla işsizimizin kazandırılmalarını sağlamak.”