Archive for Pratik Bilgiler

İş Kanunu (Deniz) Önelsiz Fesih ve İnfisah

ÖNELSİZ FESİH VE İNFİSAH :

MADDE 14 — Süresi belirli olan veya olmayan yahut sefer üzerine yapılan hizmet akti:

I — İşveren veya iş veren vekili tarafından :

a) Gemi adamının herhangi bir limanda geminin hareketinden önce gemiye dönerek hizmete girmemesi veya gemiye hiç dönmemesi,

b) Gemi adamının gemide hizmet görmesinin tutukluluk, hapis veya gemide çalışmaktan menolunması gibi sebeplerle imkânsız bir hal alması.

c) Gemi adamının işveren veya işveren vekiline karşı kanuna, hizmet akitlerine sair iş ve çalışma şartlarına aykırı hareket etmesi,

ç) Gemi adamının iş veren veya iş veren vekiline karşı denizcilik kural ve teamüllerine veya ahlak ve adaba aykırı hareket etmesi,

II — Gemi adamı tarafından :

a) Ücretinin kanun hükümleri veya hizmet akti gereğince ödenmemesi,

b) İşveren veya işveren vekilinin gemi adamına karşı kanuna, hizmet akitlerine veya sair iş şartlarına aykırı hareket etmesi,

c) İşveren veya işveren vekilinin gemi adamına karşı denizcilik kural ve teamüllerine veya ahlâk ve âdaba aykırı hareket etmesi.

III — İşveren, işveren vekili veya gemi adamı tarafından :

a) Geminin herhangi bir sebeple 30 günden fazla bir süre seferden kaldırılması.

b) Gemi adamının herhangi bir sebeple sürekli olarak gemide çalışmasına engel bir hastalığa yakalanması veya engelli hale gelmesi,

Hallerinde feshedilebilir.

IV — Geminin kayba uğraması, terk edilmesi veya harp ganimeti ilân edilmesi veyahut Türk Bayrağından ayrılması hallerinde ise hizmet akti kendiliğinden bozulur.

MAYIS 2013 BEYAN VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ

MAYIS 2013 BEYAN VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ

SON ÖDEME GÜNÜ

MAYIS  2013  BEYAN VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ

07 Mayıs

1-  Nisan  Dönemi Çeklere Ait Değerli Kağıtlar Vergisi Bildirimi ve Ödenmesi

10 Mayıs

1- 16 -30 Nisan  Dönemi  I sayılı Listedeki Ürünlere Ait ÖTV’nin Beyanı ve Ödenmesi

14 Mayıs

1- Ocak-Şubat-Mart Dönemine ait Gelir ve Kurumlar Geçici Verginin Beyanı

15 Mayıs

1- Nisan Dönemine Ait Gider Vergilerinin (BSMV) Beyanı ve Ödenmesi

2- Nisan  Dönemi Özel İletişim Vergisi Beyanı ve Ödenmesi

3- Nisan Dönemi  II sayılı Listedeki Tescile Tabi Olmayan Araçlar ile III ve IV sayılı Listedeki Ürünlere Ait ÖTV’nin Beyanı ve Ödenmesi

17 Mayıs

1- Ocak-Şubat-Mart Dönemine ait Gelir ve Kurumlar Geçici Verginin  Ödenmesi

20 Mayıs

1- İlan ve Reklam Vergisinin Beyanı ve Ödenmesi

23 Mayıs

1- Nisan  dönemine Ait Gelir  ve Kurumlar Vergisi Stopajının Beyanı

2- Nisan Dönemine Ait Damga Vergisinin beyanı

3- Nisan Dönemine Ait Muhtasar Beyannamesinin Verilmesi

4- Nisan Ayı 1 ila 30’u Arası Ücret Alan Sigortalılar için Prim Belgelerinin Verilmesi

24 Mayıs

1- Nisan  Dönemine Ait Katma Değer Vergisinin Beyanı

27 Mayıs

1- 1-15  Mayıs  Dönemi I sayılı Listedeki ürünlere ait Özel Tüketim Vergisi Beyanı ve Ödenmesi

2- Nisan Dönemine Ait Gelir  ve Kurumlar Vergisi Stopajının Ödenmesi

3- Nisan Dönemine Ait Muhtasar Beyannamesinde Tahakkuk Eden  Vergilerin Ödenmesi

4- Nisan  Dönemine Ait Damga Vergisinin Ödenmesi

5- Nisan Dönemine Ait Katma Değer Vergisinin Ödenmesi

31 Mayıs

1- Nisan Ayına Ait 4/a-b Kapsamındaki Primlerin Ödenmesi

2- EMLAK VERGİSİ: 1.Taksit Ödemesi

3- Veraset ve İntikal Vergisi 1. Taksit Ödemesi

4- Vergi Levhasının Tasdiki

5- Nisan Ayına Ait Form (Ba) ve (Bs)’nin verilmesi (VUK Teb. 396)

 

Not:  Yukarıda yazılı tarihler son beyan ve ödeme tarihini göstermektedir. Örneğin KDV beyannamesi 24 Mayıs’a kadar verilebilir, ödemesi ise en geç 27 Mayıs çalışma saati sonuna kadar yapılabilir.

DİKKAT: Bu tablo, beyan ve yükümlülükler listesinin tamamını içermemektedir.

 

2013 yılı Kira Geliri Elde Edenler için Vergi Rehberi

GİRİŞ

Bu rehber, 2012 yılında, sahip oldukları mal ve hakları kiraya verenlere; kira gelirine konu mal ve haklar, vergiden istisna kira tutarı, beyan edilen kira gelirlerinden indirilecek giderler, kira ödemelerinde vergi kesintisi ve ödenmesi gereken verginin hesaplanması konularında genel bilgiler sunmak amacıyla hazırlanmıştır.

Rehberde, konut ve işyeri kira gelirinin hangi hallerde beyan edileceğine ve kira gelirlerinin diğer gelir unsurları ile bir arada elde edilmesi halinde beyan edilmesi gereken tutarın tespitine ilişkin açıklamalı örnekler de yer almaktadır.

1. KİRA GELİRİ

Gelir Vergisi Kanununda belirtilen mal ve hakların kiraya verilmesi karşılığında elde edilen gelirler “gayrimenkul sermaye iradı” olarak ifade edilmektedir ve belli koşullarda gelir vergisine tabi tutulmaktadır.

Gayrimenkul sermaye iradının mükellefi, kira gelirine konu mal ve hakların sahipleri, mutasarrıfları, zilyedleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri ile kiralanmış bir mal veya hakkın kiraya verilmesi durumunda kiracılarıdır.

2. KİRA GELİRİNE KONU MAL VE HAKLAR

Kira gelirine konu mal ve haklar, Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde tanımlanmıştır. Bunlar;

• Arazi, bina, maden suları, memba suları, madenler, taş ocakları, kum ve çakıl istihsal yerleri, tuğla ve kiremit harmanları, tuzlalar ve bunların mütemmim cüzileri ve teferruatı,

• Voli mahalleri ve dalyanlar,

• Gayrimenkullerin, ayrı olarak kiraya verilen mütemmim cüzileri ve teferruatı ile bilumum tesisatı, demirbaş eşyası ve döşemeleri,

• Gayrimenkul olarak tescil edilen haklar,

• Arama, işletme ve imtiyaz hakları ve ruhsatları, ihtira beratı, alameti farika, marka, ticaret unvanı, her türlü teknik resim, desen, model, plan ile sinema ve televizyon filmleri, ses ve görüntü bantları, sanayi ve ticaret ve bilim alanlarında elde edilmiş bir tecrübeye ait bilgilerle gizli bir formül veya bir imalat usulü üzerindeki kullanma hakkı veya kullanma imtiyazı gibi haklar,

• Telif hakları,

• Gemi ve gemi payları ile bilumum motorlu tahmil ve tahliye vasıtaları,

• Motorlu nakil ve cer vasıtaları, her türlü motorlu araç, makine ve tesisat ile bunların eklentileri

olarak ifade edilmektedir.

İhtira beratının mucitleri veya kanunî mirasçıları ile telif haklarının müellifleri veya bunların kanuni mirasçıları tarafından kiralanmasından doğan kazançlar, serbest meslek kazancıdır.

Yukarıda yazılı mallar ve haklar, ticarî veya zirai bir işletmeye dahil bulunduğu takdirde bunların iratları ticarî veya zirai kazancın tespitine ilişkin hükümlere göre hesaplanır.

Tüccarlara ait olsa dahi, işletmeye dahil bulunmayan gayrimenkullerle hakların kiraya verilmesinden elde edilen gelir de gayrimenkul sermaye iradı kabul edilir.

Vakfın gelirinden hizmet karşılığı olmayarak alınan hisseler ile zirai faaliyete bilfiil iştirak etmeksizin sadece üründen pay alan arazi sahiplerinin gelirleri de gayrimenkul sermaye iradı kabul edilir.

3. KİRA GELİRİNİN ELDE EDİLMESİ

Kira gelirinde gelirin elde edilmesi, tahsil esasına bağlanmıştır. Tahsil esasına göre kira gelirinin vergilendirilmesi için nakden veya ayni olarak tahsil edilmiş olması gerekmektedir.

3.1. Kira Bedelinin Nakden Tahsil Edilmesi

Kira bedelinin nakden tahsil edilmesi, kiranın Türk parası veya yabancı para ile ödenmesini ifade eder. Alınan çek bedelleri de nakden tahsilat sayılır.

• Mükellefler tarafından o yıla veya geçmiş yıllara ait olarak tahsil edilen kira bedelleri, tahsil edildiği yılın hasılatı sayılır.

Örneğin; 2009, 2010 ve 2011 yılları kira gelirleri topluca 2012 yılında tahsil edilirse, 2012 yılının geliri olarak dikkate alınacaktır.

• Gelecek yıllara ait olup, peşin tahsil edilen kira bedelleri, ödemenin yapıldığı yılın değil, gelirin ilgili olduğu yılın hasılatı olarak kabul edilir.

Örneğin; 2012, 2013 ve 2014 yılları kira gelirleri topluca 2012 yılında tahsil edilirse, her yıla ait kira bedeli ilgili yılda beyan edilecektir. Döviz cinsinden kiraya verme işlemlerinde tahsilatın yapıldığı tarihteki T.C. Merkez Bankası döviz alış kuru esas alınarak gayri safi hasılat belirlenir.

3.2. Kira Bedelinin Ayni Olarak Tahsil Edilmesi

Kiranın ayni olarak alınması halinde, tahsil edilen kiralar Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre emsal bedeli ile paraya çevrilir.

3.3. Kiraya İlişkin Tahsilat ve Ödemelerin Belgelendirilmesi

Kira geliri elde edenler ile kiracıların;

• Konutlarda her bir konut için 500 TL ve üzerinde kira geliri elde edilmesi halinde,

• İşyerlerinde ise, miktar sınırlaması olmaksızın

kiraya ilişkin tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idareleri tarafından düzenlenen belgelerle tevsik etmesi zorunluluğu bulunmaktadır.

Banka, benzeri finans kurumları veya posta idareleri aracı kılınmak suretiyle, para yatırma veya havale, çek veya kredi kartı gibi araçlar kullanılmak suretiyle yapılan tahsilat ve ödemeler karşılığında dekont veya hesap bildirim cetvelleri düzenlendiğinde, bu belgeler tevsik edici belge kabul edilecektir. Bankaların internet şubeleri üzerinden yapılan ödeme ve tahsilatlar da aynı kapsamdadır.

Söz konusu zorunluluklara uymayanlara kesilecek ceza, Vergi Usul Kanununun mükerrer 355 inci maddesinin o yıl için belirlenen özel usulsüzlük cezası miktarından az olmamak üzere her bir işlem için bu işleme konu tutarın % 5’idir.

4. KİRA BEDELİNİN HİÇ OLMAMASI VEYA DÜŞÜK OLMASI Read more

Menkul Sermaye İradı Vergi Rehberi 2013

GİRİŞ

Bu rehber 2012 yılında menkul sermaye iradı elde eden gerçek kişilere yönelik olarak hazırlanmıştır. Rehber, gerçek kişilerce elde edilen menkul sermaye iratlarının beyan edilip edilmeyeceği, beyan edilmesi durumunda hangi şartlar altında beyan edileceği, beyannamenin verilme zamanı ve verginin ödenmesi konularında bilgiler sunmak amacıyla hazırlanmıştır.

Rehberde, 01.01.2006 tarihinden önce ihraç edilen tahvil/bonolar ile 01.01.2006 tarihinden önce iktisap edilen menkul kıymetlerden elde edilen gelirlerin vergilendirilmesine yönelik açıklamalara da yer verilmiştir.

01.01.2006 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere Gelir Vergisi Kanununa eklenen Geçici 67 nci Madde ile getirilen kaynakta kesinti esasına dayalı vergileme rejimi hakkında daha ayrıntılı bilgi için Başkanlığımız internet sayfasında (www.gib.gov.tr) yer alan “G.V.K. Geçici 67 nci Madde Uygulaması İle İlgili Olarak Gerçek Kişilere Yönelik Vergi Rehberi”ne bakınız.

1. MENKUL SERMAYE İRADI SAYILAN GELİRLER

Sahibinin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti dışında nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden oluşan sermaye dolayısıyla elde edilen kâr payı, faiz, kira ve benzeri iratlar menkul sermaye iradıdır.

Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesine göre kaynağı ne olursa olsun aşağıda yazılı gelirler menkul sermaye iradı sayılmaktadır:

• Her çeşit hisse senetlerinin kâr payları (temettü gelirleri),

• İştirak hisselerinden doğan kazançlar (Limited Şirket ortaklarının, iş ortaklıkları ortaklarının ve komanditerlerin kâr payları ile kooperatiflerin dağıttıkları kazançlar),

• Kurumların idare meclisi başkan ve üyelerine verilen kâr payları,

• Devlet tahvili ve Hazine bonosu faizleri ile diğer her türlü tahvil ve bono faizleri (Toplu Konut İdaresi, Kamu Ortaklığı İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetler ve varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikalarından sağlanan gelirler dahil olmak üzere),

• Her çeşit alacak faizleri,

• Mevduat faizleri,

• Hisse senetleri ve tahvillerin vadesi gelmemiş kuponlarının satışından elde edilen bedeller,

• İştirak hisselerinin sahibi adına henüz tahakkuk etmemiş kâr paylarının devir ve temliki karşılığında alınan para ve ayınlar,

• Her çeşit senetlerin iskonto edilmesi karşılığında alınan iskonto bedelleri,

• Faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kâr payları ile kâr ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kâr payları ve özel finans kurumlarınca kâr ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen kâr payları (Menkul kıymetler yatırım fonlarının katılma belgelerine ödenen kâr payları dahil), Repo gelirleri.

• Tüzel kişiliği haiz emekli sandıkları, yardım sandıkları ile emeklilik ve sigorta şirketleri tarafından çeşitli adlarla yapılan ödemeler,

• Yukarıda sayılanlar dışında Sermaye Piyasası Kanunu hükümlerine göre ihraç edilen her türlü sermaye piyasası aracından elde edilen kâr payı, faiz, kira vb. gelirler.

2. MENKUL SERMAYE İRATLARININ YILLIK BEYANNAME İLE BEYAN EDİLMESİ Read more

Ticari Kazancın Gerçek Usulde Vergilendirilmesi Rehberi 2013

GİRİŞ

Bu rehberde, 2012 yılında ticari kazanç elde eden mükelleflere yönelik olarak, ticari kazancın kapsamı, tespiti, hesaplanması sırasında indirilebilecek ve indirilemeyecek giderler, vergiden istisna edilen kazanç konuları ile yıllık beyannameye dahil edilen kazanç ve iratlardan yapılacak indirimler, Gelir Vergisinde mahsup ve iadeler, tarh işlemleri, beyannamenin verilme zamanı ve verginin ödenmesi konularında açıklamalar yer almaktadır.

1. TİCARİ FAALİYETİN KAPSAMI

Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazanç olup, aşağıda sayılan faaliyetlerden elde edilecek gelirler her durumda ticari kazanç olarak vergilendirilir.

1. Maden, taş ve kireç ocakları, kum ve çakıl istihsal yerleri ile tuğla ve kiremit harmanlarının işletilmesinden,

2. Coberlik işlerinden (Coberlik; borsaya kayıtlı olarak ve kendi nam ve hesabına hisse senedi ve tahvil alım satımı yapılmasıdır),

3. Özel okul ve hastanelerle benzeri yerlerin işletilmesinden,

4. Gayrimenkullerin alım, satım ve inşa işleriyle devamlı olarak uğraşanların bu işlerinden,

5. Kendi nam ve hesaplarına menkul kıymet alım-satımı ile devamlı olarak uğraşanların bu faaliyetlerinden,

6. Satın alınan veya trampa suretiyle iktisap olunan arazinin iktisap tarihinden itibaren 5 yıl içinde parsellenerek bu müddet içinde veya daha sonraki yıllarda kısmen veya tamamen satılmasından elde edilen kazançlar,

7. Diş protezciliğinden elde edilen kazançlar.

■ Kollektif ortaklıklarda ortakların, adi veya eshamlı komandit ortaklıklarda

komandite ortakların, ortaklık karından aldıkları paylar şahsi ticari kazanç olarak vergiye tabi tutulmaktadır.

1.1. Ticari Faaliyetin Özellikleri

Bir faaliyetin ticari faaliyet olarak değerlendirilebilmesi için taşıması

gereken bazı özellikler bulunmaktadır. Buna göre;

• Faaliyetin yerine getirilmesinin sermaye ve emeğe dayanıyor olması gerekmektedir.

• Faaliyetin devamlı olması gerekmektedir. (Bir takvim yılı içerisinde birden fazla tekrarlanan veya birden fazla takvim yılında tekrarlanan işlemlerde de devamlılık olduğu varsayılacaktır).

• Gelir getirici faaliyetlerin bir organizasyon dahilinde yapılmış olması gerekmektedir (İşyeri açma, işçi çalıştırılması, ticaret siciline kaydolunması v.b.)

• Müessesenin, ticari ve sınai bir müessese şekil ve mahiyetinde olması gerekmektedir.

1.2. Şirket Ortaklarının Durumu

Şirket ortaklarının gelir vergisi karşısındaki durumları, ortağı bulundukları şirketin şahıs ya da sermaye şirketi olmasına göre farklılık gösterir.

1.2.1 Şahıs Şirketlerinin Ortakları

Şahıs şirketleri; adi ve kollektif şirketler ile adi komandit şirketlerdir.

Adi komandit şirketlerde komandite ve komanditer olmak üzere iki tür ortak bulunmaktadır. Komandite ortaklar gerçek kişilerden oluşur ve sorumluluğu sınırsızdır, buna karşılık komanditer ortaklar gerçek ve tüzel kişilerden oluşabilir ve sorumluluğu koydukları sermaye ile sınırlıdır.

Kollektif şirketlerde ortakların, adi veya eshamlı komandit şirketlerde komandite ortakların ortaklık karından aldıkları paylar şahsi ticari kazanç hükmündedir ve bu ortaklar kendi paylarına düşen karlarını ayrı ayrı beyan etmek zorundadırlar.

Adi komandit şirketlerin komanditer ortaklarının şirket kazancından aldığı pay, şirketin faaliyet konusu ne olursa olsun vergisi tevkif suretiyle alınmamış menkul sermaye iradıdır.

Serbest meslek faaliyetinde bulunan kollektif ve adi şirketlerde ortaklar

ve adi komandit şirketlerde komandite ortaklar bu işleri dolayısıyla serbest meslek erbabı sayılırlar.

1.2.2 Sermaye Şirketlerinin Ortakları

Sermaye şirketleri; anonim, limited ve eshamlı komandit şirketlerdir. Dolayısıyla bu şirketler Kurumlar Vergisi mükellefidirler.

Anonim ve limited şirket ortakları ile eshamlı komandit şirketlerin komanditer ortaklarının şirket kazancından elde ettikleri kazançlar kar payı ve iştirak hisselerinden doğan kazanç sayıldığından bu kazançların menkul sermaye iradı olarak beyan edilmesi gerekmektedir.

Ancak, eshamlı komandit şirketlerde komandite ortakların ortaklık karından aldıkları paylar, şahsi ticari kazanç olup, gelir vergisine tabidir.

1.2.3. İş Ortaklıkları

Sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmelerin kendi aralarında veya şahıs ortaklıkları ya da gerçek kişilerle, belli bir işin birlikte yapılmasını ortaklaşa yüklenmek ve kazancını paylaşmak amacıyla kurdukları ortaklıklardan bu şekilde mükellefiyet tesis edilmesini talep edenler iş ortaklıklarıdır. Bunların tüzel kişiliklerinin olmaması mükellefiyetlerini etkilemez.

İş ortaklığında mükellefiyet şekli ortakların isteğine bırakılmıştır. Dolayısıyla işi üstlenen ortakların talebine bağlı olarak iş ortaklarının mükellefiyet tesisi, kurumlar vergisi kapsamında olabileceği gibi “adi ortalık” şeklinde de olabilmektedir.

2. TİCARİ KAZANCIN TESPİT ŞEKİLLERİ Read more