Archive for Genel

Türkiye'nin en büyük tazminat davası bozuldu

Türkiye’nin en büyük tazminat davası bozuldu
Yargıtay ‘300 milyon lira’ tazminatı bozdu.
Türkiye’nin en büyük tazminat davası bozulduTürkiye televizyon pazarının en büyük oyuncularından G. Koreli LG ile eski distribütörü Digicom arasındaki, LG aleyhine ‘300 milyon liralık tazminatı’ da içeren iki yerel mahkeme kararı Yargıtay tarafından bozuldu. Böylece Türkiye’nin en yüksek tutarlı tazminat hükmü bozulmuş oldu.

GÜNEY Koreli LG Electronics (LG) ile eski distribütörü Digicom Elektronik Pazarlama A.Ş. (Digicom) arasındaki davalarda iki yerel mahkemenin LG aleyhine verdiği kararlar Yargıtay tarafından bozuldu. Davalardan birinde LG’nin, Digicom’a 300 milyon liralık tazminat ödemesine hükmedilmişti.

KAVGANIN SEYİR DEFTERİ

Sabri Yiğit’e ait Digicom Elektronik Pazarlama A.Ş., LG Electronics Inc. ile 28 Şubat 2002 tarihinde imzaladığı anlaşmayla Türkiye’de LG televizyonlarının distribütörü oldu. 2007 sonuna gelinirken LG, Türkiye’de kendi şirketini kurma kararı aldı ve Digicom’a distribütörlük sözleşmesini feshetmek istediğini bildirdi. Müzakereler sonucu Digicom’a bazı imtiyazlar ve sözleme feshi için 4 aylık süre tanıyan anlaşma sağlandı. Ancak LG’nin Türkiye şirketinin lansmanının yapılacağı sırada, Digicom; 10 Nisan 2008 tarihinde birçok ulusal gazeteye ilan vereret “LG marka LCD televizyonlardan 37LY95 model ürünün müşterilerden şikayet aldığını, üretici firma nezdinde gerekli girişimlerin yapılacağını” açıkladı. LG, bu ilanlar üzerine 11 Nisan 2008’de distribütörlük anlaşmasını feshetti. LG, ilanlara karşı dava açarken, Digicom da distribütörlük sözleşmesinin tek taraflı haksız feshedildiğini ileri sürerek 300 milyon liralık tazminat davası açtı. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi ve İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’ndeki davaların ikisi de LG aleyhine sonuçlandı. LG de iki karar içinde temyize gitti.

YARGITAY LG’Yİ HAKLI BULDU
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin, LG’nin Digicom’a 300 milyon lira tazminat ödemesine hükmeden kararı Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nce bozuldu. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin diğer hükmünü de Yargıtay 11’inci Hukuk Dairesi LG lehine bozdu. 2012/16860 Karar No’lu bu bozma kararında özetle; “Davaya konu ilanda geçen televizyonlara ilişkin üretim hatasına dayalı yoğun müşteri şikayeti ile ilgili somut delil ibraz edilmediği gibi, dava konusu ilanda LG markasının ibaresinin diğerlerine göre daha büyük, kalın ve koyu renklerle yazıldığ da sabittir. Esasen ilanın zamanlaması, şekli ve içeriği de nazara alındığında tüketiciyi bilgilendirmek amaçlı olduğunun kabulü hayatın olağan akışına aykırıdır. Zira dava konusu ilandan önce davalının uzun süreden beri iş ilişkisi içinde olduğu davacı tarafa hiçbir bildirimde bulunmadan ve ona başvurmadan üstelik iş ilişkisi ile ilgili fesih bildiriminde bulunmadan sonra dava konusu duyuruyu yapmasının iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığı açıktır… İlk rapor ile son rapordaki ayrık bilirkişi raporuna dayalı hüküm tesis edilmesi de kabul şekli bakımından isabetli görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir” denildi.

Yargıtay Türkiye’ye güvenimizi tazelendi

LG electronics Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Calvin Cho, Yargıtay’ın kendileri lehine aldığı kararların başta LG olmak üzere Güney Koreli tüm şirketlerin Türkiye’ye ve Türk hukuk sistemine güvenini tazelediğini söyledi. Cho, “Digicom, ‘yabancılar distribütör üzerinden işini görür sonra da sözleşmeyi fesheder Türk şirketi mağdur olur’ imajını kullanmaya çalıştı. Ancak LG’nin dünya genelinde yüzlerce distribütörü var ve aramızda çok az sorun çıkıyor. Bu davalar nedeniyle büyük zarar gördük, yıpratıldık ama Türkiye’ye dönük politikalarımızdan vazgeçmedik” dedi.

Burada klima üretiyoruz televizyon da üretiriz

LG electronics Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Calvin Cho, LG’nin 2007’de Türkiye’deki televisyon cirosunun 25 milyon dolar olduğunu, kendi şirketlerini kurarak başladıkları yeni dönemle birlikte 2012’de 300 milyon dolar ciroya ulaştıklarını belirterek, “Şu anda Arçelik ile Gebze’de klima üretiyoruz ve birçok ülkeye ihraç ediyoruz. Televizyon’da Avrupa pazarı için Polonya’da fabrikamız var. Ancak Türkiye’de de televizyon üretimi için fizibilite çalışmalarına başladık. Afrika ve Ortadoğu pazarını kapsayacak bir üretim üzerinde duruyoruz” dedi. Güney Kore ile Türkiye arasında serbest ticaret anlaşmasının da imzalandığını hatırlatan Cho, “Birçok üründe kademeli serbest ticarete başlayacağız. İki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkiler çok daha hızlı büyüyecek” diye konuştu.

Motorlu Taşıtlar Vergisini Unutmayın 31 Ocak Son

MTV’de son tarih 31 Ocak
MTV’nin ilk taksit ödemeleri, 31 Ocak Perşembe günü sona eriyor
MTV’de son tarih 31 OcakHer yıl Ocak ve Temmuz aylarında iki eşit taksitte ödenen MTV’nin 2013 yılına ilişkin birinci taksitinin ödeme süresi 31 Ocak Perşembe günü sona erecek.

Motorlu Taşıtlar Vergisi mükellefleri, 2013 yılı MTV’nin birinci taksitini şu yöntemleri kullanarak ödeyebilecekler; ”Kredi kartı ile Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’nın internet sayfasında (www.gib.gov.tr) yer alan İnternet Vergi Dairesi/Sık Kullanılanlar/Motorlu Taşıtlar Sorgulaması ve kredi kartı ile ödeme bölümüne giriş yapılarak, anlaşmalı bankaların internet bankacılığını kullanarak veya doğrudan bankalara başvurarak, MTV yönünde mükellefiyet kaydının bulunduğu vergi dairesi müdürlüğüne veya MTV’yi tahsile yetkili diğer vergi dairesi müdürlüklerine başvurarak.”

Türkiye Rotasını Kömür’e Çeviriyor

Türkiye’nin yeni rotası kömür
Uluslararası haber ajansı Reuters, Türkiye’nin enerji politikasına yönelik bir analiz yayınladı. Analize göre Türkiye, İran ve Rus doğalgazına bağımlılığını kırmak için kömüre yöneliyor.
Türkiye’nin yeni rotası kömürTürkiye, İran ve Rusya’dan aldığı pahalı doğalgaza bağımlılığını azaltmak için, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile yaptığı ve kömüre dayalı enerji üretimini üçte iki oranında artıracak bir anlaşmayla, kendi kaynaklarına yöneliyor.

En büyük gaz tedarikçisi Rus Gazprom olsa da, Türkiye için en önemli kaygı nedeni İran’dan gaz alımının uzun vadede sorun yaratma ihtimali.

Türkiye, İran’ın nükleer programına karşı giderek ağırlaşan uluslararası yaptırım kararlarına daha fazla kayıtsız kalamayabilir.

Gaz sevkiyatı, İran ve Azerbaycan’dan gelen boru hatlarının saldırıya uğramasıyla zaten zaman zaman aksıyor.

Siyasi risk danışmanlığı şirketi Menas Associates’ten analist Alex Jackson, “Türkiye dışarıya karşı Amerikan baskısına boyun eğmeyeceğini göstermek istiyor ama İran gazı almaya devam etse bile, sıkı ambargo altındaki bir ülkeden yaptığı ithalatı artırmasına imkan yok” dedi.

GAZIN YÜZDE 16′SI İRAN’DAN GELİYOR
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre Türkiye doğalgaz ihtiyacının yaklaşık yüzde 16′sını İran’dan, yüzde 15′ini de Azerbaycan’dan karşılıyor.

BAE’YLE KÖMÜR ANLAŞMASI
Türkiye ve BAE arasında 3 Ocak’ta Ankara’da imzalanan anlaşma, Afşin-Elbistan kömür havzasında 2020 yılına kadar 8 bin MW kapasiteli elektrik santralı yapımını öngörüyor.

BAE’nin ulusal enerji şirketi TAQA ile varılan anlaşma 12 milyar dolarlık yatırım öngörüyor.

IHS Energy analisti Andrew Neff, “TAQA anlaşmasının en önde gelen nedeni, yeni kömür santralleri inşa etmek ve var olanları yenilemek. Ancak Türkiye’nin kömür kaynaklarını geliştirmek için attığı bu adım, enerji ihtiyacı için başka ülkelere çok büyük bir bağımlılık altında olmasından duyduğu kaygıdan kaynaklanıyor” dedi.

İHTİYACIN YÜZDE 70′İ İTHAL
Avrupa Kömür ve Linyit Kurumu (Eurocoal), Türkiye’nin birincil enerji ihtiyacının yüzde 70′ini ithal yoluyla sağladığını belirtiyor. Eurocoal’un verdiği bilgiye göre Türkiye’nin yılda yaklaşık 30 milyon ton sert taş kömürü ihtiyacının büyük bölümü Rusya, Kolombiya, ABD ve Güney Afrika’dan geliyor.

IEA’ya göre, büyük bölümü Rusya, İran ve Azerbaycan’dan yapılan doğalgaz ithalatı ise, ülkenin ısınma ve enerji gereksiniminin yüzde 45′ini karşılarken, tedarikçilerle sık sık yaşanan fiyat çekişmelerine de yol açıyor.

Türkiye’nin ithal doğalgaza bağımlılığı azaltma isteğinin bir başka işareti de hükümetin Aralık ayında Rusya’nın geliştirdiği Güney Akım doğalgaz hattına katılmayacağını açıklaması oldu.

Bu hat, Karadeniz’den Güney Avrupa’ya, Türkiye’nin yıllık gaz talebinin neredeyse iki katı olan 60 milyar metreküp doğalgaz taşıyacak.

KÖMÜR DAHA CAZİP
Doğalgazın yüksek fiyatı nedeniyle enerji üretiminde kömür, doğalgazdan daha cazip. İthalat bağımlılığı ise bazı Avrupa ülkelerinin de paylaştığı bir kaygı.

Tüketici ülkeler Gazprom’un fahiş fiyat uyguladığından ve uzun vadeli kontratlarının çok katı hükümler taşıdığından şikayetçiler. Avrupa Birliği’nin geçen yıl Gazprom’a karşı anti-tröst davası açması, Moskova ile ilişkilerin gerilmesine neden olmuştu.

DİĞER ÜLKELER NE YAPIYOR?
Almanya’da, ucuz kömür fiyatları kömüre dayalı enerji üretiminde büyük bir artış sağladı.

Büyük ölçüde Rus gazına bağımlı olan ancak Türkiye’de de çıkarılan linyit kömürü kullanımında önde olan Polonya’da hükümet, ülkede büyük rezervi olduğu sanılan kaya gazı gibi yeni enerji kaynaklarını geliştirmeyi planlıyor.

Ukrayna ise, ithal doğalgaz kullanan enerji santrallerini gazlaştırılmış kömür ile çalışır hale dönüştürmek için Çin’den 3.6 milyar dolar kredi aldığını geçen ay açıkladı.

IHS enerji analisti Neff, Türkiye’nin uzun vadede doğalgaz bağımlılığını azaltma planlarına rağmen, hızlı büyüyen talep karşısında kısa dönemde Rus doğalgazına duyduğu ihtiyacın artacağını söyledi.

TÜRKİYE 3. BÜYÜK TÜKETİCİ OLABİLİR
Hızlı artan nüfusuyla Türkiye, 10 yıl içinde Avrupa’nın üçüncü büyük enerji tüketicisi unvanını İngiltere’nin elinden alabilir.

Türkiye Rotasını Kömür'e Çeviriyor

Türkiye’nin yeni rotası kömür
Uluslararası haber ajansı Reuters, Türkiye’nin enerji politikasına yönelik bir analiz yayınladı. Analize göre Türkiye, İran ve Rus doğalgazına bağımlılığını kırmak için kömüre yöneliyor.
Türkiye’nin yeni rotası kömürTürkiye, İran ve Rusya’dan aldığı pahalı doğalgaza bağımlılığını azaltmak için, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile yaptığı ve kömüre dayalı enerji üretimini üçte iki oranında artıracak bir anlaşmayla, kendi kaynaklarına yöneliyor.

En büyük gaz tedarikçisi Rus Gazprom olsa da, Türkiye için en önemli kaygı nedeni İran’dan gaz alımının uzun vadede sorun yaratma ihtimali.

Türkiye, İran’ın nükleer programına karşı giderek ağırlaşan uluslararası yaptırım kararlarına daha fazla kayıtsız kalamayabilir.

Gaz sevkiyatı, İran ve Azerbaycan’dan gelen boru hatlarının saldırıya uğramasıyla zaten zaman zaman aksıyor.

Siyasi risk danışmanlığı şirketi Menas Associates’ten analist Alex Jackson, “Türkiye dışarıya karşı Amerikan baskısına boyun eğmeyeceğini göstermek istiyor ama İran gazı almaya devam etse bile, sıkı ambargo altındaki bir ülkeden yaptığı ithalatı artırmasına imkan yok” dedi.

GAZIN YÜZDE 16′SI İRAN’DAN GELİYOR
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre Türkiye doğalgaz ihtiyacının yaklaşık yüzde 16′sını İran’dan, yüzde 15′ini de Azerbaycan’dan karşılıyor.

BAE’YLE KÖMÜR ANLAŞMASI
Türkiye ve BAE arasında 3 Ocak’ta Ankara’da imzalanan anlaşma, Afşin-Elbistan kömür havzasında 2020 yılına kadar 8 bin MW kapasiteli elektrik santralı yapımını öngörüyor.

BAE’nin ulusal enerji şirketi TAQA ile varılan anlaşma 12 milyar dolarlık yatırım öngörüyor.

IHS Energy analisti Andrew Neff, “TAQA anlaşmasının en önde gelen nedeni, yeni kömür santralleri inşa etmek ve var olanları yenilemek. Ancak Türkiye’nin kömür kaynaklarını geliştirmek için attığı bu adım, enerji ihtiyacı için başka ülkelere çok büyük bir bağımlılık altında olmasından duyduğu kaygıdan kaynaklanıyor” dedi.

İHTİYACIN YÜZDE 70′İ İTHAL
Avrupa Kömür ve Linyit Kurumu (Eurocoal), Türkiye’nin birincil enerji ihtiyacının yüzde 70′ini ithal yoluyla sağladığını belirtiyor. Eurocoal’un verdiği bilgiye göre Türkiye’nin yılda yaklaşık 30 milyon ton sert taş kömürü ihtiyacının büyük bölümü Rusya, Kolombiya, ABD ve Güney Afrika’dan geliyor.

IEA’ya göre, büyük bölümü Rusya, İran ve Azerbaycan’dan yapılan doğalgaz ithalatı ise, ülkenin ısınma ve enerji gereksiniminin yüzde 45′ini karşılarken, tedarikçilerle sık sık yaşanan fiyat çekişmelerine de yol açıyor.

Türkiye’nin ithal doğalgaza bağımlılığı azaltma isteğinin bir başka işareti de hükümetin Aralık ayında Rusya’nın geliştirdiği Güney Akım doğalgaz hattına katılmayacağını açıklaması oldu.

Bu hat, Karadeniz’den Güney Avrupa’ya, Türkiye’nin yıllık gaz talebinin neredeyse iki katı olan 60 milyar metreküp doğalgaz taşıyacak.

KÖMÜR DAHA CAZİP
Doğalgazın yüksek fiyatı nedeniyle enerji üretiminde kömür, doğalgazdan daha cazip. İthalat bağımlılığı ise bazı Avrupa ülkelerinin de paylaştığı bir kaygı.

Tüketici ülkeler Gazprom’un fahiş fiyat uyguladığından ve uzun vadeli kontratlarının çok katı hükümler taşıdığından şikayetçiler. Avrupa Birliği’nin geçen yıl Gazprom’a karşı anti-tröst davası açması, Moskova ile ilişkilerin gerilmesine neden olmuştu.

DİĞER ÜLKELER NE YAPIYOR?
Almanya’da, ucuz kömür fiyatları kömüre dayalı enerji üretiminde büyük bir artış sağladı.

Büyük ölçüde Rus gazına bağımlı olan ancak Türkiye’de de çıkarılan linyit kömürü kullanımında önde olan Polonya’da hükümet, ülkede büyük rezervi olduğu sanılan kaya gazı gibi yeni enerji kaynaklarını geliştirmeyi planlıyor.

Ukrayna ise, ithal doğalgaz kullanan enerji santrallerini gazlaştırılmış kömür ile çalışır hale dönüştürmek için Çin’den 3.6 milyar dolar kredi aldığını geçen ay açıkladı.

IHS enerji analisti Neff, Türkiye’nin uzun vadede doğalgaz bağımlılığını azaltma planlarına rağmen, hızlı büyüyen talep karşısında kısa dönemde Rus doğalgazına duyduğu ihtiyacın artacağını söyledi.

TÜRKİYE 3. BÜYÜK TÜKETİCİ OLABİLİR
Hızlı artan nüfusuyla Türkiye, 10 yıl içinde Avrupa’nın üçüncü büyük enerji tüketicisi unvanını İngiltere’nin elinden alabilir.

Gazeteci ve Milletvekillerine Yıpranma Hakkı

4,5 milyon vatandaşa müjde
TBMM Genel Kurulu’nda, sigortalı lehine düzenlemeler içeren ve 4,5 milyon vatandaşı ilgilendiren tasarı kabul edilerek yasalaştı.
4,5 milyon vatandaşa müjde Hükümet, milletvekilleri ile gazetecilerin 2008’de yapılan yasal düzenleme ile iptal edilen yıpranma haklarını yeniden verdi.

Bu düzenleme ile her iki meslek grubu da erken emekli olmaya hak kazandı. SGK Kanunu’nda değişiklikler yapan tasarı dün TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı. Yasanın görüşülmesi sırasında verilen bir önergeyle, bir yıllık çalışma karşılığında 90 günlük fiili hizmet zammı (yıpranma hakları) gazetecilere, milletvekillerine ve dışarıdan atanan bakanlara iade edildi. Böylece, gazeteci ve milletvekilleri her 4 yılda, 1 yıl fazla çalışmış sayılarak, bu süre 5 yıl olarak hesaplanacak. Gazetecilerin elde ettikleri fiili hizmet zammının toplamının yarısı kadar süre, emeklilik yaş hadlerinden düşecek. Milletvekilleri için ise söz konusu sürenin tamamı emeklilik yaş haddinden indirilecek. Düzenleme, fiili hizmet zammı süresinin kaldırıldığı 2008 yılı ekim ayı itibarıyla geçerli sayılacak. Ayrıca memur emeklisi milletvekilleri gibi SSK ve Bağkur emeklisi iken milletvekili olanlar iki yıl milletvekilliği yapmadan ‘milletvekili emeklisi’ olabilecek. Böylece memur emeklileri ile SSK ve Bağkur emeklisi milletvekilleri arasındaki fark ortadan kalktı. SSK ve Bağkur’dan 2 bin lira civarında emekli maaşı alan vekillerin emekli maaşı 6 bin liranın üzerine çıkacak.

VEKİLLER DE EKLENDİ

Konu bir yıl önce TBMM’de basın mensuplarının Başbakan Tayyip Erdoğan ile Meclis kulisinde sohbetinde gündeme geldi. Erdoğan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik ile Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş’a talimat vererek, bu konuda çalışmalarını istedi. Düzenlemenin 10 Ocak Gazeteciler Günü’nde gündeme alınması sözkonusu oldu ve önerge genişletildi. Basın mensuplarına yeniden verilmek istenen yıpranma hakkına milletvekilleri de dahil edildi. İlk etapta Ak Parti, MHP ve BDP önergeye destek vereceğini açıklarken, CHP yönetimi “imza atmayız, ama destekleriz” tavrı sergiledi. Önceki akşam düzenlemeye imzasını atan MHP, önergenin dün sabahki yenilenme sürecinde kararından vazgeçti. Bahçeli’nin, gazetecilerin yıpranma hakkının geri verilmesine onay verirken, milletvekillerinin yıpranma hakkının geri verilmesine itiraz ettiği öğrenildi.

4.5 milyon kişiyi ilgilendiriyor

TBMM Genel Kurulu’nda, sigortalı lehine düzenlemeler içeren ve 4,5 milyon vatandaşı ilgilendiren tasarı kabul edilerek yasalaştı. Yasalaşan maddelerden bazıları şöyle:
– Kanuna göre, milletvekilleri, dışarıdan atanan bakanlar ve gazeteciler de daha önce olduğu gibi kamuoyunda yıpranma payı olarak bilinen fiili hizmet zammından yararlanacak.
– Prim borcu olduğu için bir yakınının üzerinden doktora giden Bağ-Kur’lular, SGK tarafından bu konuda kendilerine çıkarılacak borçları ödemeyecek.
– Emekli olduktan sonra kamuda çalışmaya devam edip, emekli aylığıyla birlikte maaş da alan memurlar, bu aylıklara ilişkin borçlarını taksitlendirebilecek.
– Terörle mücadelede malul kalanlar ile Kore, Kıbrıs ve İstiklal Savaşı gazileri kamu hastanelerinden sevk almadan özel hastanelere gidebilecek ve fark ücreti ödemeyecek.
– Liseyi bitirdikten sonra üniversiteye başlayan öğrenciler 120 gün süreyle sağlık hizmetlerinden yararlanacak.